Hoş geldiniz
BALIKESİR (UHA) -
Kadıncık Deltası ve Hamdi Türe Köprüsü hattındaki sulak alanlarda yaşanan yavru balık ölümleri, ekolojik sürekliliğin bozulduğuna işaret eden ciddi bir alarm niteliği taşıyor. Bölgedeki temel sorun, su kütleleri arasındaki doğal bağlantıların kopması. Sulak alan ekosistemlerinde suyun sirkülasyonu kesildiğinde oksijen seviyesi hızla düşüyor, sıcaklık artıyor ve organik yük yoğunlaşarak özellikle hassas yavru balıklar için ölümcül hale geliyor.
Özellikle Akçay–Ören yolu çevresinde, yolun iki tarafında kalan su alanları arasında yeterli geçişin sağlanamaması dikkat çekiyor. Uzmanlar, sulak alanların karayolu altyapılarıyla bölünmesi halinde menfez ya da geçiş kanallarının su seviyesine uygun kotta olması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde bir tarafta su tutulurken diğer tarafta hızlı çekilme ve kuruma yaşanabiliyor. Bu da yavru balıkların mahsur kalmasına neden oluyor.

Benzer şekilde Dalyan’a inen yolun altına yerleştirilen kalın plastik spiral boruların mevcut su seviyesinin üzerinde kalması, pratikte işlevsiz hale gelmiş durumda. Yani teknik olarak “geçiş var” görünse de su akışı gerçekleşmiyor. Bu da deltadaki mikro habitatlar arasında bağlantının kopmasına yol açıyor. Özellikle lagün ve sazlık alanlarda bu kopukluk, tuzluluk dengesini ve oksijen transferini bozarak toplu ölümleri tetikleyebiliyor.
Bölgenin denizle bağlantısının kesilmiş olması ise sorunu daha da ağırlaştırıyor. Sulak alanlar denizle belirli aralıklarla su alışverişi yaparak kendini yeniler. Bu bağlantı kesildiğinde durgunluk başlar, çözünmüş oksijen azalır ve su kalitesi hızla kötüleşir. Bu durum yalnızca balıkları değil; plankton, kabuklu canlılar ve kuş besin zincirini de etkiler. Yani mesele sadece bir “balık ölümü” değil, tüm deltadaki ekolojik döngünün sekteye uğraması.

Uzmanlara göre acil çözüm; kapalı geçiş noktalarının yeniden açılması, boruların su kotuna uygun hale getirilmesi, deniz bağlantısının kontrollü şekilde sağlanması ve bölgede detaylı su kalitesi ölçümlerinin yapılması. Aksi halde yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte yavru balık ölümlerinin kitlesel boyuta ulaşabileceği ve bölgedeki biyolojik çeşitliliğin ciddi zarar görebileceği değerlendiriliyor.
