Hoş geldiniz

SEZGİN AKKOYUN
13.07.2026 - 10:54:44
Marmara Bölgesi Çatalca Kocaeli Bölümü İstanbul

ÇEVRE

HAVAİ FİŞEKLERİN KARANLIK YÜZÜ
Kutlamaların vazgeçilmezi olan havai fişekler, görsel şölenin ardında hava kirliliği, yangın riski, ağır metal salımı ve yaban hayatı üzerinde ciddi etkiler bırakıyor.

İSTANBUL (UHA) -

Havai fişekler, düğünlerden milli bayramlara, konserlerden spor organizasyonlarına kadar birçok etkinlikte görsel şölen sunmak amacıyla kullanılıyor. Barut, oksitleyici kimyasallar ve farklı renkleri oluşturan metal tuzlarından üretilen bu piroteknik ürünler, patlama sırasında atmosfere ince partiküller ve çeşitli kimyasal maddeler yayıyor. Uzmanlar, özellikle yoğun gösterilerin ardından hava kalitesinde geçici de olsa belirgin bozulmalar yaşanabildiğini belirtiyor.

Üretim süreci de önemli riskler barındırıyor. Dünyanın farklı ülkelerinde havai fişek fabrikalarında meydana gelen patlama ve yangınlar, zaman zaman onlarca kişinin hayatını kaybetmesine, çok sayıda kişinin yaralanmasına ve çevreye kimyasal maddelerin yayılmasına neden oluyor. Bu tür kazalar, üretim tesislerinin patlayıcı ve yanıcı maddeler nedeniyle en riskli sanayi alanları arasında yer aldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Havai fişeklerin çevre üzerindeki etkileri yalnızca hava kirliliğiyle sınırlı kalmıyor. Patlamaların ardından çevreye saçılan plastik parçalar, karton tüpler ve ağır metal içeren kalıntılar toprağı ve su kaynaklarını kirletebiliyor. Ani ve yüksek sesler ise kuşların yönlerini kaybetmesine, yuvalarını terk etmesine ve evcil hayvanların panikleyerek kaçmasına neden olabiliyor.

Çevre bilimciler, kutlamaların doğaya zarar vermeden de gerçekleştirilebileceğini belirterek drone ışık gösterileri, lazer sistemleri ve sessiz havai fişek teknolojileri gibi alternatiflerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlara göre birkaç dakikalık görsel şölen uğruna doğaya ve canlı yaşamına uzun süreli zarar vermek yerine, çevre dostu kutlama yöntemlerinin tercih edilmesi hem insan sağlığı hem de ekosistem açısından daha sürdürülebilir bir yaklaşım sunuyor.

Haber: SEZGİN AKKOYUN