Hoş geldiniz
UHA HABER MERKEZİ -
Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğine tepki gösterdi. Değişiklikle, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlarda yapılması zorunlu ticari ünitelerin, bakım, onarım, güvenlik ve temizlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla belirli kurum ve kuruluşlara protokolle kiralanmasının önü açıldı.
Çevreciler, düzenlemenin Anayasa’nın 43’üncü maddesinde yer alan kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği hükmüyle bağdaşmadığını savundu. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun da kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu belirttiğine dikkat çeken oluşum, kıyıların ticari işletmelere tahsis edilmesinin kamusal erişimi ve eşit yararlanma hakkını zedelediğini ifade etti.

Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı, kıyıların ticarileştirilmesinin yalnızca erişim hakkını değil, kıyı ekosistemlerini de tehdit ettiğini belirtti. Şezlong, şemsiye, masa, çit ve benzeri uygulamalarla kıyılara erişimin sınırlandırıldığını savunan ağ, canlı ve cansız varlıkların ortak yaşam alanı olan kıyıların sermayeye teslim edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Dayanışma Ağı, yönetmeliğin yürütmesinin ivedilikle durdurulması ve geri çekilmesi, kıyı ekosistemini ve kamusal alan niteliğini bozan uygulamalara son verilmesi ve hukuksuz olduğu belirtilen kiralamaların iptal edilmesi çağrısında bulundu. Başta Türkiye Barolar Birliği olmak üzere barolardan hukuki yollara başvurmalarını isteyen oluşum, kamuoyunu da kıyıların özgürleştirilmesi mücadelesine destek vermeye çağırdı.
Haber: SEZGİN AKKOYUN