Hoş geldiniz
UHA HABER MERKEZİ -
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı Isı Pompası İzleme Raporu 2026, ısı pompalarının küresel enerji sistemindeki payının giderek arttığını ortaya koydu. Rapora göre ısı pompaları 2024 yılında dünya genelindeki toplam ısı ihtiyacının yaklaşık yüzde 5’ini, binalardaki alan ısıtma ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 12’sini karşıladı. Avrupa, Çin ve Japonya’da ısı pompalarının yaygınlaşmasıyla doğal gaz tüketiminin 2024’te 50 milyar, 2025’te ise 53 milyar metreküp azaldığı belirtildi.
IEA verilerine göre mevcut ve planlanan politikaların hayata geçirilmesi halinde küresel ısı pompası satışlarının 2035 yılında 2025 seviyesinin iki katından fazla büyümesi bekleniyor. Bu durumda ısı pompalarının küresel alan ısıtma ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayacağı öngörülüyor. Raporda ayrıca sektördeki istihdamın 2015’ten bu yana yüzde 50 arttığına dikkat çekilirken, eğitimli kurulum ve bakım teknisyenlerine duyulan ihtiyacın sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğu vurgulandı.
Vaillant da ısı pompası teknolojisinin yaygınlaşması için ürün geliştirme çalışmalarının yanı sıra teknik eğitim ve tüketici farkındalığına yönelik faaliyetler yürütüyor. Şirket, “Isı Pompası TV” içerik serisi ve Vaillant Akademi eğitimleriyle tüketicilere yönelik bilgilendirme çalışmalarını sürdürürken, yetkili servis ağının teknik uzmanlığını geliştirmeye odaklanıyor. Vaillant Group Türkiye CEO’su Alper Avdel, ısı pompalarının özellikle enerji ithalatı yüksek ve yenilenebilir elektrik üretim potansiyeli bulunan Türkiye açısından stratejik bir teknoloji olduğunu belirtti.
Isıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını tek sistem üzerinden karşılayabilen ısı pompalarında doğru projelendirme, kapasite hesabı ve kurulumun yanı sıra cihazın kullanım ömrü boyunca oluşacak toplam maliyetin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Vaillant, propan bazlı R290 soğutucu akışkan kullanan aroTHERM plus ısı pompalarıyla yüksek verimlilik ve düşük çevresel etki hedeflerken, Türkiye’de teknolojinin yaygınlaşmasında finansman olanakları, enerji fiyatlandırması, bina standartları ve nitelikli uygulamacı ekosisteminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Haber: SEZGİN AKKOYUN