Hoş geldiniz

SEZGİN AKKOYUN
14.10.2026 - 20:27:53
Marmara Bölgesi Güney Marmara Bölümü Çanakkale Gelibolu

ÇEVRE YAŞAM

CENNETİN KALBİNDE GAZ KAMULAŞTIRMASI
Gelibolu Yarımadası’nda acele kamulaştırma kararlarının ardından dört sondaj alanı için ÇED süreci başlatıldı.

ÇANAKKALE (UHA) -

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi ile Saros Körfezi çevresinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen hidrokarbon arama faaliyetleri kapsamında dört sondaj sahası için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Kuzey Ormanları Savunması’nın açıklamasına göre, Gelibolu’ya bağlı Süleymaniye köyünün Koru, Bolayır köyünün Koyun Dere ve Adilhan köyünün Bağlardere mevkilerindeki projeler, acele kamulaştırma kararlarının ardından gündeme geldi. Projelerin kapsamı ve çevresel etkileri, ilgili resmî dosyalar üzerinden değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARLARI GÜNDEMDE

Bölgedeki sondaj faaliyetleri, acele kamulaştırma kararlarının ardından yeni bir aşamaya taşındı. Projeler kapsamında sunulan Proje Tanıtım Dosyalarının (PTD) ilgili kurumlarca incelenmesi gerekiyor. Bolayır’daki Çimpe-2 kuyusuna ilişkin yayımlanan bilgilere göre, yaklaşık 1.250 metre derinliğe kadar doğal gaz araması planlanıyor. Diğer sondaj sahalarının teknik özellikleri, çalışma takvimleri ve kamulaştırma işlemlerinin kapsamı ise her bir projeye ait resmî belgeler üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

KUZey ORMANLARI SAVUNMASI’NDAN ÇEVRE UYARISI

Kuzey Ormanları Savunması (KOS), projelerin tarım alanları, ormanlık bölgeler ve kırsal yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Açıklamada, Trakya’da yaşayan milyonlarca insanın yaşamı açısından önem taşıyan su kaynaklarının korunması gerektiği vurgulandı. Sondaj faaliyetlerinin yer altı ve yüzey suları üzerindeki olası etkileri, tarım topraklarına yönelik riskler ve sondaj atıklarının yönetimi, projelerin çevresel değerlendirmesinde incelenmesi gereken temel konular arasında bulunuyor.

KAYA GAZI TARTIŞMASI VE SONDAJ YÖNTEMLERİ

Bölgedeki faaliyetler üzerinden doğal gaz arama ve kaya gazı üretimine ilişkin tartışmalar da gündeme geldi. Ancak doğal gaz araması ile kaya gazı üretimi aynı faaliyet değil; projelerin teknik kapsamı ve uygulanacak yöntemler ilgili dosyalar üzerinden belirlenmeli. Hidrolik çatlatma yönteminin kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin değerlendirmeler de her proje özelinde yapılmalı. Kaya gazı üretiminde kullanılabilen hidrolik çatlatma, yüksek miktarda su kullanımı ve atık su yönetimi gibi çevresel konuları gündeme getirebildiğinden, böyle bir yöntemin planlanması durumunda olası etkilerin bilimsel verilerle incelenmesi önem taşıyor.

TARIM TOPRAKLARI VE SU HAVZALARI İÇİN ENDİŞE

Gelibolu Yarımadası ve Saros Körfezi çevresindeki projeler, bölgenin doğal ve tarımsal varlıklarının korunmasına ilişkin kaygıları da beraberinde getirdi. Kuzey Ormanları Savunması, enerji arama faaliyetlerinin su kaynakları, tarımsal üretim ve kırsal yaşam üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekti. Proje sahalarının Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ve koruma altındaki tarım alanlarıyla coğrafi ilişkisi değerlendirilirken, resmî sınır ve haritaların esas alınması gerekiyor. Sondaj alanlarının koruma bölgelerine uzaklığı ve olası etkileri, proje bazında yapılacak incelemelerle ortaya konulabilir.

ÇED KARARLARI BEKLENİYOR

ÇED sürecinin başlatılmış olması, projelere nihai çevresel onay verildiği veya sondaj çalışmalarının başladığı anlamına gelmiyor. İlgili kurumların proje dosyalarını incelemesinin ardından projelerin niteliğine ve tabi oldukları mevzuata göre karar verilmesi gerekiyor. Süreç sonunda verilebilecek kararlar, projelerin uygulama aşamasına geçişinde belirleyici olacak. Bölge sakinlerinin ve çevre örgütlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi, projelerin olası etkilerinin şeffaf biçimde ortaya konulması açısından önem taşıyor. Kuzey Ormanları Savunması ise açıklamasında, Gelibolu ve Saros çevresindeki doğal varlıkların, su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunması çağrısında bulundu.

Haber: SEZGİN AKKOYUN