Hoş geldiniz
ADIYAMAN (UHA) -
Adıyaman Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümen Üyesi Abdurrahman Tutdere, Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 51. Genel Kurulu’nda Adıyaman’ın deprem sonrası yeniden yapılanma deneyimini anlattı. “Krizlerin Maliyeti: Yerel Dayanıklılığın Finansmanı” başlıklı tematik görüşmede konuşan Tutdere, afet dönemlerinde belediyelerin artan sorumluluklarına ve yaşadığı finansman sorunlarına dikkat çekerek dört somut çözüm önerisi sundu.
“90 saniyede bir kentin yerle bir olduğunu düşünün”
6 Şubat depremlerinin Adıyaman’da yol açtığı yıkımı anlatan Başkan Tutdere, yaklaşık 10 bin kişinin hayatını kaybettiğini, yapı stokunun yaklaşık yüzde 65’inin yıkıldığını veya ağır hasar aldığını belirtti.

Depremin kentte yarattığı tabloyu çarpıcı sözlerle ifade eden Tutdere, şöyle konuştu:
“Gözlerinizi kapatın ve 90 saniye içerisinde koca bir kentin yerle bir olduğunu düşünün. Gözlerinizi açtığınızda her taraf karanlık. Elektrik yok, su yok, iletişim yok, ulaşım yok. Temel insani ihtiyaçları karşılayacak hiçbir koşul bulunmuyor. Böyle bir ortamda yapayalnız ve çaresiz kalıyorsunuz. 6 Şubat depremleri bizim için adeta kıyamet gibiydi.”
“Yıkılmış bir kentin içinde ikinci bir kentin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldık”
Depremin ardından Adıyaman’da 59 geçici konteyner yerleşim alanı oluşturulduğunu ve bir dönem yaklaşık 125 bin kişinin konteynerlerde yaşadığını aktaran Tutdere, belediyelerin olağan hizmetlerinin yanı sıra afetin ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçları da karşılamak zorunda kaldığını vurguladı.
Tutdere, afet sonrasında yaşanan güçlükleri şu sözlerle anlattı:
“Yıkıma uğramış bir kentin içinde ikinci bir kentin bütün ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalıyorsunuz. Suyunu, ulaşımını, aydınlatmasını, atıklarını yönetmek ve bir yandan da mevcut kentte yaşamı sürdürmek zorundasınız. Üstelik bütün bunları böylesine büyük bir yük için hazırlanmamış, kısıtlı bir belediye bütçesiyle yapmaya çalışıyorsunuz.”
Depremin ardından çok sayıda kişinin kentten ayrılmasıyla belediyenin gelir kaynakları ve insan gücünün daraldığını belirten Tutdere, buna karşılık hizmet ihtiyacının arttığını ifade etti. Yeniden yapılanma sürecinin yalnızca binaların ve altyapının inşasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tutdere; çocukların eğitime erişimi, kadınların ve engelli bireylerin güvenliği ile vatandaşların ekonomik hayata yeniden katılımının da iyileşmenin önemli parçaları olduğunu kaydetti.
“Olağan dönemlerin finansman modelleri krizlerde yetersiz kalıyor”
Afet dönemlerinde belediyelerin sorumlulukları artarken mali kaynaklarının aynı oranda güçlenmediğini belirten Tutdere, mevcut finansman modellerinin krizlerin ortaya çıkardığı hizmet yükünü karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın 9. maddesine dikkat çeken Tutdere, yerel yönetimlere sağlanan mali kaynakların üstlendikleri sorumluluklarla orantılı olması gerektiğini ifade etti.
Finansmana zamanında erişilememesinin yatırımların ertelenmesine ve krizlerin maliyetinin gelecek yıllara taşınmasına neden olduğunu belirten Tutdere, afetlere hazırlık ve müdahale süreçlerinde belediyelerin mali açıdan güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tutdere’den afet finansmanı için dört somut öneri
Avrupa Konseyi’nde yerel yönetimlerin krizlere karşı daha dirençli hale getirilmesine yönelik dört temel öneri sunan Başkan Tutdere, finansman sistemlerinin belediyelerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Tutdere’nin öne çıkardığı öneriler şöyle sıralandı:
-
Kaynak dağıtımında gerçek hizmet yükü esas alınmalı: Belediyelere kaynak aktarılırken yalnızca kayıtlı nüfus değil, afet riskleri ve yerel ihtiyaçlar da dikkate alınmalı.
-
Afet öncesi ve sırasında finansmana erişim kolaylaştırılmalı: Belediyelerin risk azaltma yatırımları yapabilmesi ve kriz anında hızlı, esnek kaynaklara ulaşabilmesi sağlanmalı.
-
Belediyelerin proje geliştirme kapasitesi artırılmalı: Özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin planlama ve proje hazırlama süreçleri desteklenmeli.
-
Yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımı güçlendirilmeli: Afet finansmanında kaynakların dağıtımı ve önceliklerin belirlenmesinde belediyeler etkin rol üstlenmeli.
Tutdere ayrıca teknik desteğin doğrudan mali kaynak sağlamanın alternatifi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
“Devletimizin desteği ve uluslararası dayanışmayla yaralarımızı sarıyoruz”
Adıyaman’ın yeniden yapılanma sürecinde kamu kurumları, yerel yönetimler ve uluslararası finans kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemine değinen Tutdere, altyapının yeniden inşasında İller Bankası iş birliğiyle Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, FRIT kapsamındaki finansman ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) gibi kuruluşların desteklerinden yararlanıldığını ifade etti.
Depremin ardından Adıyaman’a destek veren ülkelere, uluslararası kuruluşlara ve kurumlara teşekkür eden Tutdere, dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Devletimizin kurumları, uluslararası finans kuruluşları ve yerel yönetimlerimizin dayanışmasıyla depremin yaralarını sarmaya, kentimizi yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bu yardımlaşma ve dayanışma mekanizmalarını daha da geliştirmek, çoğaltmak ve güçlendirmek gerekiyor. Çünkü böylesine büyük afetlerin yarattığı sorunların üstesinden gelmek ancak güçlü bir iş birliği ve dayanışmayla mümkün olabilir.”
“Dayanıklı kentler ancak güçlü yerel yönetimlerle mümkündür”
Konuşmasının sonunda yerel yönetimlerin mali ve kurumsal açıdan güçlendirilmesinin önemini vurgulayan Başkan Tutdere, Avrupa Konseyi üyelerine yerel yönetimlerin krizlere karşı dirençli kentler oluşturabilecek koşullara sahip olup olmadıklarını sorgulayan bir mesaj verdi.
Tutdere, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yerel yönetimlerden krizlere karşı dirençli kentler oluşturmalarını beklerken, onların bu sorumluluğu yerine getirebilecek mali ve kurumsal koşullara sahip olmalarını yeterince güvence altına alabiliyor muyuz?
Dayanıklı kentler ancak sorumluluklarıyla uyumlu kaynaklara ve karar yetkilerine sahip güçlü yerel yönetimlerle mümkündür. Adıyaman deneyimini bu ortak çabaya taşımaya hazırız. Bütün deneyimlerimizi dünyayla, insanlıkla paylaşmaya hazırız.”
Haber: RAMAZAN YAVUZ